Bumerang - Yazarkafe

17 Aralık 2017 Pazar

Alışkanlıklar



Sorulduğunda iyiyim, dilimin ve yüreğimin yandığı gerçeğini saymazsak tabi. Yorucu günler yaşıyorum.
Yorgunluk ve yıpranmışlık...
Değişen alışkanlıklar; bırak sevdiklerini
Kendime dahi vakit ayıramadığım zamanlar.
Bugün dedim, farklı olsun.
Taktım kulaklığı, her şeyi ve herkesi bir kenara bırakarak. Yeniden ben olarak.,
Ben ve şarkılar. Birbirini tamamlayan iki yarım
İki yarım kalmışlık.
Yıpranan ruhların en iyi gıdasını aldım kısaca.
Yolda öyle çok insan da yoktu. Yalnızca araçlar vardı.
Salına salına yürüdüm, yürüdüm, yürüdüm...
Üşüyen ellerim umrumda değildi pek.
Şarkıları sesli sesli söylediğimi kimsenin duymadığı
Duysalar da umrumda olmayacağı bir akşam...


6 Eylül 2017 Çarşamba

Eylüle

Dolunay camdan, tam gölgemin üzerinden gülümserken
Eylülün en güzel merhabası bu dedim içimden.
Huzuru ve hüznü içinde saklayan eylül akşamları yılın en değerli zamanlarıdır.
Aşık olunası, ağlanası, çay içilesi, uzun uzun yürünesi. Yapılacak her şeye b'aşk'a yakışır.
Ama en iyisi hüzündür eylülde.
Bir bebek sesi, kedi mırıltısı yeter de artar bile.
Biz bir parçası hüzne, bir parçası eylüle aşık olanlara.

12 Ağustos 2017 Cumartesi

Mutluluk

Mut-lu-luk
Türkçe dersinde, okumakta iyiydim. Kitaplarla aram insanlardan daha iyiydi belki de. Bazı roman
karakterlerini hayatıma alıp onlarla sonsuza kadar yaşamak, o güzel sözlerini dinlemek isterdim. Paragraf soruları, ses olayları, yazım kuralları, büyük ve küçük ünlü uyumlarını çok iyi bilirdim.
Hecelediğim kelime ise bilmek ve yaşamak arasında sıkışıp kalmıştı.
Yani diyorum ki kelimenin yazılışı ve yaşanışı arasında bir milyon kilometre yol var.
O yolu gidebilmek için öncelikle var olan günü, koşullarıyla en iyi şekilde değerlendirmek gerekiyor.

28 Temmuz 2017 Cuma

Bir Sayfa Dolusu Yarım Kalmışlık

Hayatta hiçbir şeyi yarım bırakmazdı. Bırakamazdı. Yarım bırakılmanın acısını bilirdi çünkü.
O yarayla kimse yaşaşın -zorunda kalsın- istemezdi.
Bu yüzden keyif alamasa da romanı bitirmeye çalışıyordu.
Romanın tozlu, hiç açılmadığı için birbirine yapışmış, kendine has kokusunu en derinden hissettiren sayfasına gelmişti.
Kitap kimlerin elinden geçmişti?
Daha önce bu kitabı okuyan insanların başından neler geçmişti?
Neden bu sayfayı kimse açmamış, ya da açamamıştı...
Sahaftan alınan kitaplar içindeki hikayeden çok daha fazlasını barındırırdı. En güzeli buydu...
Büyük bir sırra erişmiş gibi o sayfayı zor da olsa açtı.
İçinde bir mektup vardı.
Allah'ım ne olur veda olmasın dedi. Olmasın...
Yıllarca açılmamış bir sayfadan başka bir şey beklenebilirmiş gibi.

22 Temmuz 2017 Cumartesi

Müjde!

Beklenen gün 19'uydu ama heyecandan, sevinçten sizinle hemen paylaşma fırsatım olmadı sevgili okur.
Atandım!
En güzel, en şerefli mesleğe merhaba dedim!
Bir yıllık uzun bir bekleyişten sonra oldu.
Beni heyecanla bekleyen bilgiye, sevgiye aç çocuklarıma kavuşmak için gün sayıyorum.
E şehri de söyleyeyim o zaman, Hatay.
Mutluluğumu tarif etmek mümkün değil...
O yüzden gökkuşağı koydum görsel olarak, rengarenk hissediyorum. Çocukların dünyasında güzel izler bırakmak için sabırsızlanıyorum :)

1 Temmuz 2017 Cumartesi

Atama Günlükleri 1

Sevgili okuyucu, bayramdan beri içim kıpır kıpır. Sığamıyorum hiçbir yere.
Nasıl bir yere gideceğim, daha önemlisi gidebilecek miyim
Çocuklarım nasıl olacak, nasıl bir yerde kalacağım, kedi sahiplenmem için uygun bir evim olacak mı, aileme, sevdiceğime yakın olabilecek miyim tarzı sorular başımda.
Ne yerdeyim ne gökte.
Meraklı, mutlu, heyecanlı, telaşlı. Çok karışığım anla işte :).
10 temmuzda başlıyor tercihler. 19'unda ise açıklanacak.
Kısmet olursa okul öncesi öğretmeni olarak başlayacağım bu eylül :)
Sizlere müjde vermek için sabırsızlanıyorum.
Sevgilerle :)

24 Haziran 2017 Cumartesi

Kelimeler

Görsel alıntıdır
Bir cümle, zihinde ne kadar yer kaplayabilirdi?
Bir anda çıkıveren, evrenin sonsuzluğunda uzun bir yolculuğa çıkmış kelime kalbi nasıl olur da paramparça ederdi?
Ben, demişti. Artık eskisi gibi hissetmiyorum...
Ne demekti şimdi bu?
O anda akreple yelkovanın, beyninde birkaç gün geriye dönmek için nasıl savaştığını herkesin görmesini çok isterdi.
Saatler hakkında bir düşüncesi vardı. Zamanın asla geriye alınamamasının suçlusu akrepti. Tersine götürmeye çalışınca yelkovanı sokarak zehirlerdi.
Bu yüzden zamanı geriye alamamıştı.