Bumerang - Yazarkafe

28 Temmuz 2017 Cuma

Bir Sayfa Dolusu Yarım Kalmışlık

Hayatta hiçbir şeyi yarım bırakmazdı. Bırakamazdı. Yarım bırakılmanın acısını bilirdi çünkü.
O yarayla kimse yaşaşın -zorunda kalsın- istemezdi.
Bu yüzden keyif alamasa da romanı bitirmeye çalışıyordu.
Romanın tozlu, hiç açılmadığı için birbirine yapışmış, kendine has kokusunu en derinden hissettiren sayfasına gelmişti.
Kitap kimlerin elinden geçmişti?
Daha önce bu kitabı okuyan insanların başından neler geçmişti?
Neden bu sayfayı kimse açmamış, ya da açamamıştı...
Sahaftan alınan kitaplar içindeki hikayeden çok daha fazlasını barındırırdı. En güzeli buydu...
Büyük bir sırra erişmiş gibi o sayfayı zor da olsa açtı.
İçinde bir mektup vardı.
Allah'ım ne olur veda olmasın dedi. Olmasın...
Yıllarca açılmamış bir sayfadan başka bir şey beklenebilirmiş gibi.

''Sevgilim;
Yılların benden ne götürdüğünün, yaşlanan bedenimin, eskisi gibi çalışmayan uzuvlarımın hiçbir önemi yok. Zaferlerim ve yenilgilerimin de...
Beni içten içe öldüren o kara şeyden söz etmek isterim sana. Bu roman ölmeden önce dokunduğun son şeydi. Ruhun oralarda bir yerde yazdıklarımı görecek diye umuyorum. Bu çılgınlık da olsa yapabileceğim son şey bu!
Sessizliğin bile seni çağrıştırdığı, düşüncelerimin sana kördüğüm olduğu bir hayatın bu romanla son bulacak olması ne acı!
Kimseye anlatamadığım bir ses frekansı sesin, duyamıyorlar.
Bilemiyorlar.
Gidenle gidilmeyeceği, ölenle ölünmeyeceğine öyle inanmışlar ki!
Şimdilerde evine güneş girmeyen huysuz biri olarak, hayatının son gününde bile senden başka sırdaşı olmayan bir adam var karşında.
Adam derdin, adam...
Gülüşün gamzenden damlardı kalbime, şimdilerde yüzümü kırılan bir bardak parçasında arıyorum.
Ölüyorum kadın, sensizlikte boğuluyorum.
Acıma bu romanla son veriyorum!''
Kadın alelacele kapattı sayfayı. Daha çok şey yazıyordu. Ama onun bir kötü hikayeye dahi gücü yoktu.
Vedalar dedi.
Zamansız, umarsız. 
Kendiliğinden, hiç olmamış gibi.
Acımasız...
Ölesiye acımasız...
Kelimelerin sayfaya dökülürken ağladığı cinsten.
Elini nereye atsa kurutuyordu sanki.
Yarım bıraktı kadın,  hayatında ilk kez bir kitabı bıraktı...




16 yorum:

  1. çok güzeldi bu yazın. bir hüzün var ama tatlı da.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim deep beğenmene sevindim :)

      Sil
  2. Ay ne kadar hüzünlü..Sahaflardan yaşanmışlığı olan kitaplar almayı severim.Ama bu içimi acıttı..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hüznü anlatmayı seviyorum :).
      Ben de aynı şekilde düşünüyorum sahaflardan alınan kitapların apayrı bir tadı var.

      Sil
  3. Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim, hoş geldiniz sevgili okuyucu :)

      Sil
  4. Harikasın. Yaşanmışlık barındıran harika kitaplar :)

    www.birsenle.com

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim hoş geldiniz sevgili okuyucu :).
      İlk fırsatta ziyaret edeceğim, şu sıralar biraz yoğunum
      Sevgiler.

      Sil
  5. bello il tuo blog, sono una nuova inseguitrice, se vorrai ricambiare mi troverai qui --->
    http://recensioni-mamycapfini.blogspot.it/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Grazie, benvenuto :)
      Lo visitare il tıo blog :)

      Sil
  6. heeey şimdi blogundaydım yaa. sen de yorum yaptın gelip. ne tesadüf yaa. heeey antakya harbiye ye gidersin artık sık sık öğretmeniim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel bir tesadüf. Aynen bol bol gezme, dinlenme ve çocuklara faydalı şeyler yapma zamanııı :)

      Sil
  7. Şahane... Duygu yüklü... Kalemine sağlık... Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim beğenmenize sevindim.
      Sevgiler..

      Sil
  8. Şiir sizin mi? Çok güzeldi, karakteri vardı ve mütevazıydı, sık sık tarzını kırmıştı, küsmesin şiirler :) Çok güzel bir yazıydı. Her roman, belki birçok hayatı barındırır içinde.
    Biliyor musunuz, ben hâlâ e-mail ile takip butonunu bulamadım. Bu konularda hiç becerim yok. Yardım istiyorum :)
    Elinize sağlık, sevgilerimle :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Görseldeki şiir bana ait değil. Güzeldi ben de sevdim :)
      Google + için sağ kısımda buton var amaaaaa :)

      Sil

Ben buradayım sevgili okuyucum, peki sen neredesin?